15 Ocak 2018 Pazartesi

Kırmızı şafak gördüğüm en güzel doğallıklardan bir tanesi, geçenler de mutfaktan salona giderken evin her penceresinden bütün odaları pembeli kırmızılı bir renk kaplamış. Ne güzel bir renkti içimi ısıttı. Hiç kaçırmak istemedim hemen aldım fotoğraf makinesini elime, doğru pencerenin önüne..Art arda çektim bir sürü, aralarından seçtim  en güzellerini paylaşmak istedim sizlerle..
Rabbimin bizler için gökyüzünü süslediği bu güzel doğal görüntüyü gördüğümüz için çok şanslı değil miyiz? Bu manzara bize verilmiş. Biz görelim , değer verelim , her şeyin yaratıcısı ne kadar büyük ve ne kadar güzellikleri olduğunu anlayalım diye....
Manzarayı seyrettiğim zaman ya içime bir ferahlık geliyor yada çok derin düşünceler sarıyor...

1. gün çekilen fotoğraf


2. gün çekilen fotoğraf

10 Ocak 2018 Çarşamba

MİM 2017-2018


  Mim konusun da pek çekingenim yalan yok:) ama cesaretimi topladım. Ve ilk mimim için yazmaya başlıyorum.
Öncelikle Feri peri arkadaşım beni mimlediği için teşekkür ediyorum ayrıca onu mimleyen PERİODİCLİBRARY kişiye de buradan ulaşabilirsiniz.
Blog mecrasın da pek yeniyim🤗
Ama öyle güzel insanlar ile tanıştım ki benim 2 ayda gelişmeme yardımcı oldular:)) evet 2 aylık bir blogum var. Önce "fatmacaa" diye bir blog kurdum sonra sildim daha sonrasında girift açtım. Ardından farklı ama tek bir içerik için numursu blogunu açtım şimdilik aktif değilim tema seçimlerimi üzerinde deniyorum sadece.
Gelelim 2017 de neler yaşamışım. Pek iç açıcı değil ama.. aklım da kalanları paylaşacağım

2017'den geriye kalanlar

❥ okunan kitap sayısı= 9

❥ blokta paylaşılan yazı sayısı= 32

❥ kendi yorumlarım hariç yorum sayısı=116

❥ bloğun görüntülenme sayısı= 5.621

❥ en çok görüntülenen blog yayını= 1 Şehir 10 Bilgi " bursa "

❥ Blog takipçi sayısı= 42

"Yabancı film ve diziler ile pek aram yok:)

❥ Yerli diziler= 15

Yerli filmler= 40

Yerli dizi ve filmler ile de pek aram yokmuş bazılarını unutmuşumdur mutlaka hiç saymak aklıma gelmemişti;) "sevdiğim dizilere takıldım mı başkalarına bakasım gelmiyor:))


2018 inşALLAH yapmak istediklerim:)

❥ Daha çok kitap türü okumak istiyorum.

❥ İspanyolca dilini öğrenmek istiyorum" bir ara kendimce başlamıştım ama yarım kaldı.

❥ İngilicemi geliştirmek istiyorum.

❥ İlmihal kitaplarımı bitirmek istiyorum.

❥ Hacca gitmek istiyorum.inşALLAH

❥ Arapçamı bitirmek istiyorum"çok az kaldı".

❥ Kum sanatı ile ilgilenmek istiyorum.

❥ Blog ta düzenli olarak daha çok içerik üretmek istiyorum.

❥ Daha çok şehir gezmek istiyorum.

❥ Fotoğraf çekimlerinde kendimi geliştirmek istiyorum.


"Böyle yazdığıma bakmayın çok plansız biriyim hayatı akışına göre yaşayan bir insanım. Okul zamanında hep yılın başı düzenli ders çalışacağımı düşünürdüm ama geçen seneden farksız olurdu:))ve hala öyleyimdir...

Bu mim böyle devam etsin❤ okuyan herkes yapsın :))






9 Ocak 2018 Salı

-EBU DERDA İLE ÖMER' İN ARASINDA GEÇEN BİR HİKAYE-

Ömer (r.a) şam'a gittiği zaman Ebu derda'nın evine kapıyı açık, evin içini karanlık ve Ebu derda'ın çıplak yer üzerine uzanıp devesinin palanını kendine yastık ve ince bir şalı da yorgan yaptığını görünce aralarında şöyle bir konuşma geçmişti:

Ömer:
- Allah senden razı olsun. kendine niçin bu kadar sıkıntı veriyorsun? ben sana yeterince maaş vermiyor muyum?

Ebu derda:

- Rasulüllah (s.a.v) bize buyurduğu hadisi hatırlamıyor musun?

Ömer:

- hangi hadisi?

Ebu derda:

- herhangi birinizin dünya varlığı bir yolcunun azığı kadar olsun, hadisi.

Ömer:

- evet.

Ebu derda:

- ondan sonra biz neler yaptık; ya ömer!
bunun üzerine ömer ve ebu derda sabaha kadar ağlaştılar.

BİRKAÇ ÇİZİM

çizmeyi, karalamayı çok sevdiğimi blogumu ilk açtığım zamanlarım da söylemiştim. ama o söyleşin ten itibaren de pek adını duymadınız  blog da, şimdi yavaş yavaş çizimleri paylaşmak istiyorum. bazı çizimlerim hayallerimden olsa da genel olarak bakarak çizmeyi tercih ediyorum şimdilik böyle.. bazen de çektiğim manzara fotoğraflarını kara kaleme çevirmeye çalışıyorum. genel de soyut resimler ve doğa resimleri ve kara kalem ilgi alanımda bu aralar pinterest'te karşılaştığım "illüstrasyon" resimlerine merak sardım. bu çizim konusunun çıkarmış olduğu resimleri çizmek çok eğlenceli, herhangi bir şeyi çizmek zorun da hissetmiyorsunuz,ne düşünüyorsanız onu çiziyorsunuz. bitirmesi kolay günlerinizi alacak çizimler değil. bu çizim konusu benim hayalden çizmem için bana yardımcı oluyor. hayalinizdeki çizgiler nereye gidiyorsa kaleminizde onu çiziyor. zorlanmadan "ne çizeceğim ben şimdi!" demeden kolaylıkla... belirli bir nesneye takılmadan.. 

birkaç tane amatörce çizdiğim resimlerim 2 tanesi ilham aldığım çizimlerden sonuç, diğer 2 tanesi bakarak çizdiğim resimler:)









_________________________________HOŞÇA KALIN:)_________________________________
Gonya!

1. Mevlana
İlk mevlana ile başlamasam ayıp olurdu bana şimdilerde bir kaç değişiklik yapılmış avlusunda ama verdiği huzur taptaze... 
avlusundaki kapılardan bir tanesi.
2. Alâedin camii
Mevlana türbesine çok yakın mimari olarak büyüleyici bir görüntüsü var. Avlusu geniş ve yeşillik ile kaplı:)

3. Kahvaltı mekanları
Mükemmel kahvaltı mekanları var. Restore edilmiş konakların içinde binbir çeşit nostalji kokan aksesuarlar ile dolu ve zengin kahvaltı sofrası ile hem etrafınızdaki eşyaları bir merak izlerken karnınızı doyurmak şahane!
 Yukardaki yerde kahvaltı yapmıştık aşağıdaki de mekanın iç kısmından duvar dekorasyonu diğer tarafında duvarın tamamında fotoğraf makineleri vardı eski zaman fotoğraf makineleri.

4. İnce minareli medrese
Benim çok sevdiğim ama fazla gitme imkanım olmadığı medrese "bir gün blogta paylaşacağımı bilseydim mutlaka eski çektiğim fotoğraflarımı saklar kaybetmezdim."ahşap ve taş işçiliğin sizi büyüleyeceği harika bir müze var içinde...
İslamic-arts.org

5. Kule site
Kahvaltı yapmak veya alışveriş için gidebileceğiniz bir avm. Üst katın da kahvaltılıkların bulunduğu mekan dönüyor her lokmanızda farklı bir görüntü izliyor olacaksınız"ama bu bir alternatif konaklar daha iyi.."

6. Sille köyü
Konya'nın her tarafında kahvaltılık alanları görmeniz muhtemel,burada da serpme güzel bir kahvaltı yapabilirsiniz. tarihi içinde barındıran mum atölyeleri,çömlekçileri hatta mağaraları bulunan bir köy.

7. Etli ekmek
Tabiki sadece etliekmek değil "karışık mevlana, lahmacun, tirit "öğle arası mola verip çarşının içinde herhangi bir lokantada bu yemekleri bulursunuz"ama favori "tiritçi mithat" sadece tirit ve et yemekleri var ama enfes.. merkeze yakın çarşının iç kısmında ahşap yerden yanlış hatırlamıyorsam 2 katlı"

8. Ladik kasabası
Konya'ya girmeden 40km uzaklıkla bulunur. Ahmet hudai"ladikli ahmet ağa" odasını ve mezarını ziyaret edebilirsiniz. Odasın da sürekli misafir kabul eden bir abi vardır.
Kasabadan bir görüntü

9. Tropikal kelebek bahçesi
Biraz nemli ama doğa ile iç içe huzurlu hissedeceğiniz bir mekan özellikle çocukların ilgi odağı olan bu yerde kelebeklerin etrafınızda uçuşması sizi bile mest edicektir:)


10. Meram
Birçok müzenin ,caminin , piknik alanının olduğu zengin bir yerdir. İçerisinde bedesten çarşısı da bulunuyor. Büyük çarşıları seven biriyseniz tam sizlik genelde yerlilerinin uğradığı sürekli pazar hariç açık olan bir çarşıdır.meram'ın piknik alanları ve lokantaları harika ister kahvaltı için ister akşam yemeği için uğrayabilirsiniz.

NOT: konya'ya gelecekseniz bir kaç gün değil bir ömürlük gelin sıkılmazsınız:)
NOT: memleketim❤

6 Ocak 2018 Cumartesi

2 ağabeyli kız..

2 tane kocaman yürekli insanların yanında olduğunu bilmek bir kız için çok önemli:) ne zaman ne yapacağını bilmediğinde rehber olan 2 tane ağabey..
  Her insanın kardeşi vardır ama benim abilerim gibi abileri yoktur😜
 Aramızda büyük yaş farkı olmasına rağmen beni hep dinleyen ve istediklerimi hatta isteyebileceklerimi bile tahmin eden bir abim var. Abimin bu huyunu çok seviyorum. Birtek bana böyle değil her sevdiği insanın istediklerini sıkılmadan yapıyor. Abimin de bildiği hobilerim var. Bazen bunlarla ilgili sürprizler yapıyor inanılmaz güzel...
Mesela çok istemiştim küçüklüğüm de hatırladığım ilk çantamı abim almıştı sarı ördekli bi çanta çocuktum daha ama çok sevinmiştim. Hiç unutmam:)"bugün de çok güzel bi sandık almış abim❤"
  Odamın her köşesinde mutlaka izi vardır. Küçük bir bileklik bile benim için çok önemli...
Hani bazen sizin sadece kendi ilgi alanınızdaki düşündükleriniz pek fazla insana hitap etmez ya işte abim hep dinler, anlamasada dinler.
 Blog kurmam da bana yardımcı olan da O yardımı çoook:)))
  Küçük abim de öyledir, onuda çok ama çok seviyorum ama başka bir şehirde okuduğu için çok fazla görüşemiyoruz,onunla pek oyun oynardık. Halen oynarız.mobil oyunlar da bizden iyisi yoktur;) babamıda alıştırmıştık şimdi bıraktı ama. Aramızda yaş farkı az olduğundan mıdır bilmem bazen kalbini kırarım. Bilmediğimden:( şimdilerde biraz uzakta arada geliyor yine kapışıyoruz oda tadı tuzu kardeşliğin:)❤
  Ramazan aylarında biricik sahur arkadaşım:)
  Aynı okuldaydık abimle hep harçlığından verirdi hiç çekinmeden hepsini..
Ne hoşuma giderdi be harcardım harcardım hiç tükenmezdi param 
Sonralarda küçük bir kutu yapmış kendine istiflemiş çikolataları bana satmaya çalışırdı, çok gülerdim arada alırdım ordan, şakalaşırdık.
  Abilerimle birlikte ilk korku filmimi izlemiştim adını hatırlamıyorum düşünün artık ne kadar küçüğüm bide odayı karartmışlar yaramazmışım demekkki çıkmamışım yanlarından sonra 3,4 gün korkmuştum. Bazı sahneleri hatırlıyorum morgta 2 arkadaş görevli arkadaş diğerine şaka yapıyordu morgta😲 
  Her iki abimde benim için çok değerli onların varlığı beni hep güvende ve huzurlu hissettiriyor.
  Kardeşin varsa her şey geride kalır abin varsa hiç bir şeyi takma kafana:)



4 Ocak 2018 Perşembe


dünyanın en uzun sakallı insanı sakalına ayağını basarak ölmüş"vahim durum"

cipslerin %90'ı "s" harfiyle bitiyor. "S" harfi Açlık hissini tetikliyor" belki biliyordunuz ama bir daha hatırlatmak istedim"

● Bir insanın ortalama aklından 3000 düşünce geçer"bu kesin doğrudur"

● Dünyada ilk kalorifer tesisatı döşenen sarayı ishak paşa sarayıdır.

● 1895 yılında amerika'nın ohia eyaletinde sadece 2 araba vardı ve bunlar çarpıştılar"nasıl olduysa artık"

● dünya'da içinde bakteri veya organizma bulunmayan su ZEMZEM suyudur.

● Çam ağaçları her 100 yılda bir çiçek açar"

● Dünyanın en küçük kuşu "mellisuga helenae" arı sinek kuşu 1.8gr ağırlığında boncuktan daha minik 1260 defa çarpan bir kalbi varmış:)"ibretlik"

● dünyada sadece 1000 tane olan markhor keçisi" boynuzları harika!"


3 Ocak 2018 Çarşamba


Çiçek sevenler ayrı kaktüs sevenler ayrıdır benim için, çünkü farklı bir bağ gerekiyor. Bambaşka bi yeri var bende, kaktüs sever olduğunuzu anladığınız zaman her türünden almak isteyeceksinizdir:)
Bazıları dikenleriyle sizi ürkütse de çiçek açmasınıda bilenler var merak etmeyin:) hele ki sulamasın da güneşini ayarlamasında da pek düzensizseniz kaktüsler sizin için var kardeşlerim.
  Ama her şeyde olduğu gibi bu  güzel bitkilerinde sizinle uzun süre kalabilmesi için iyi bakmanız lazım;) çiçeklerin bazıları hayal kırıklığı yaşamanıza sebep olabilirler. Türleri çok fazla ve her birinin özelliği farklı mesela bazıları çok çabuk büyüyor bazıları yıllarınızı alabiliyor. 

Benim ilk aldığım kaktüsüm bir yıl neredeyse hiç büyümemişti yada benim fark edemeyeceğim kadar az bi gelişimi vardı. Ama daha sonralarda öyle bi büyüdü ki inanamadım. Onu ilk aldığım da pek fazla bilgim yoktu. Yoksul ve konforsuz büyüdü cancağızım:(  çok su istemiyor" tabi isterler ama diğer çiçeklere kıyasla çok araları yok"kaktüsler çöl bitkisi oldukları için dayanıklılar ve bol bol güneş isterler. Benim ki balkon premsesi. Tam da güneşin gördüğü yere koyuyorum. Gel keyfim gel;) 

  Sonra bir tane daha aldım büyük yine ama o çok gelişmedi, bakmayı beceremedim benim tuhaf ve gereksiz heyecanımın kurbanı oldu:) şimdilerde biraz daha araştırma yapıyorum yeni alıcağım kaktüsüm güzel yetişsin:) haa bir tane daha var ama o benim değil köyümüz de babaannemin kaktüsü benim 1.ye benziyor ama farklısı tabii onuda bir gün kaçırabilirim:))


29 Aralık 2017 Cuma


Osmanlı denince aklımıza ne geliyor ?
Ne hissediyoruz ? İçimizden ne söylemek geliyor ? 

  Yaşamak! dibine kadar osmanlıyı yaşamak isterdim. Osmanlıda doğmak ve yaşamak osmanlı denince sadece bu geliyor benim aklım,  nedenmi?

Bu yazıyı okuduktan sonra gözlerinizi kapatın ve hayal alemine dalın, ve hissedin.
Göz kapaklarını kapatınca bir sokakta buluyorsun kendini,  sabah namazı için camiye gidip daha sonra birbirleriyle selamlaştıktan sonra birer birer dükkanlarını açan tevazu sahibi esnaflar ile dolu, ahşaptan küçük bir o kadarda güzel görünen evler var etrafında Ve saygılı insanlar
Birbirleri için yardım etmeyi bir heyecanla yapan hâlim sahibi insanlar
Kötülüğün bir saniye bile barınmadığı korkmadan her bir insana güven duyarak geçebileceğin sokaklar.

Çiçeklerin en değer verildiği ve anlam yüklendiği zamandasın. Evlerin pencerelerine baktığınızda kimin evinde hasta kimin evinde bekar kız olduğunu anlayabileceğin sarı ve kırmızı çiçekler ve diğer anlamlı çiçekler ile dolu penceler var karşında.
Yürüyorsun, Ahşap evin önünden geçiyorken kapısında küçük ve büyük tokmakların olduğunu fark ediyorsun. Büyük tokmak erkeğin küçük tokmak kadının habercisidir. Şaşırıyorsun. Ne büyük incelik...

Yürümeye devam ediyorsun. Muhabbetleri hep hak olan ilim sahibi dedelerin oturduğu bir meclise denk geliyorsun şuurlanıp devam ediyorsun yürümeye... hemen yanında ilim fışkıran nurlu küçük yüzleri görüyorsun. Koşuşturuyorlar karşında, çocukların  "göz bebeği" misali gibi korunduğu zamandasın. Güven duyuyorsun her adımında..
Yürümeye devam, yine yerden bir evin önünden geçerken seni bir kimse davet ediyor. tanımıyorsun ama misafir olmanı itiyor davet ediyor seni evine,
İçeriye giriyorsun, ve seni selamlayan insanlar var karşında biri daha var ama o da misafir gibi size kahve ve su uzatıyor evin sahibi, yanındaki misafir önce suyu alıyor, sessizce kalkıyor ev sahibi sofra kurup size ikram ediyor. Bilmiyorsun ki önce suyu alman aç olduğun anlamını veriyor ev sahibine,
Hafif bir tebessüm alıveriyor yüzün mutlu oluyorsun ve çıkıyorsun evden ,

sokaklar hafif kararmış ama korku yok içinde güvenle yürüyorsun . Sokaklarda bir ses duyuyorsun . Seni huzura götüren ama birde bakmışsın etrafında hiçkimse kalmamış, aceleyle bütün meşguliyetlerini bir kenara bırakıp caminin yolunu tutan insanlar, seni şaşırtan asıl dükkanlarının kapılarını yarı açık bırakıp gitmeleriydi. Güven ve huzur içinde sokaktan çıkıyorsun. İşte evet ben tam böyle bir sokakta yaşamak istiyorum...

28 Aralık 2017 Perşembe

PEYGAMBER EFENDİMİZLE ASHÂBININ MUHTAÇLARA YARDIMA DÜŞKÜNLÜKLERİ



Tirmizi anlatıyor;

* adamın biri peygamber (sav)'e gelip yardım dileğinde bulundu. Peygamber efendimiz ona az bir yardım da bulunduktan sonra :

- sana şimdilik bundan fazla yardım edebilecek güçte değilim. Fakat git, sana ne lazımsa benim adıma satın al. ALLAH bana verdiği zaman senin borcunu ben ödeyeceğim. 

Ömer r.a :

- Ya Rasulallah! Ona verebildiğini verdin. Cenab-ı ALLAH sana, gücünün yetmediği bir şeyi teklif etmemiştir, dedi.

Ömerin bu sözünün Peygamber efendimizin hoşuna gitmediğini sezen Ensar'dan bir zat:

- Ya Rasulallah! Ver. Cenab-ı ALLAH seni hiç bir zaman darda bırakmayacaktır. Dedi.

Bunun üzerine Peygamber efendimizin yüzünde bir sevinç alameti belirip gülümsedi ve :

- İşte ben bununla emronulmuşumdur,dedi.
_________________________________________

Yolundan gittiğimiz Peygamberimiz ne güzel insandı ki, elinde henüz olmamış birşeyi bile kendi için düşünmeden başkalarına vermeyi arzuluyor. Az verdim çok verdim demeden yardımlarda bulunuyor. O güzel insanlar bizim için birer örnektir ki hiçbir sözleri, fiilleri boşuna değil....